Pin It

Kırık merdivenli

Yamaçtaki iki katlı evimiz
Bahçedeki meyve ağaçları
Orda kaldı
Fasulye sırığı atım
Yağ tenekesi kalkanım
İncirdeki salıncağım
Kızılderiliyken başıma taktığım tavuk tüyleri
Annemin “- Ezan okundu hadi eve” sesleri
Orda kaldı
Onlar orda kaldı

Çocukluğum
Ruhum çocukluğumda kaldı

Yazları köyde kuş yuvası arardık
Ben binmek için çırpınırken
Dedemin tayı nasıl kaçardı
Fırından yeni çıkmış elimi yakan
Mis kokulu köy ekmeği
Mavi boncuklu buzağı
Tozu dumana katan oğlaklar
Elime kına yakan daldaki cevizler
Çay’da çamurdan yaptığım iki katlı evler
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Çocukluk işte
Oyuna kendimi kaptırır
Terler üşürdüm
Ateşim çıkardı
Annem önce gözleriyle bir tokat atar
Kızar bağırır
Sonra üzülüp beni koynuna alır yatardı
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Pencerede dans eden yağmur damlası
Annem kokan nişasta helvası
Komşu bahçedeki
Dünyanın en güzel erikleri
Şıra yaptığımız böğürtlenler
Ahşap kapı araları
Balık sanıp eve götürdüğüm
Kurbağa yavruları
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Akşamları babam madenden dönerdi
İki kez ayağı kırıldı
Karayemişin dibinde bize türkü söylerdi
“- Cevizin yaprağı dal arasında”
“- Meşeler göğermiş varsın göğersin”
“- Kar yağıyor yağıyor abamı giyeceğim,                       

İhtiyara varıp ta babamı diyeceğim”
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Uzun Mehmet ilkokulunda                                                 
Patates kızartması turşuyla
Yerli malı haftası yapar
Matematik dersinde fasulyeleri ikişer üçer sayardık
Yeşil naylon ayakkabım
Üstünde zenci kadın bulunan mabel sakızı
Siyah önlüğümden çıkmayan leblebi tozu
Bahçede küflü tenekede satılan halka tatlısı
Gökkuşağını andıran rengarenk macunlar
Orda kaldı
Onlar orda kaldı

Üstünde Gara Mancar tenceresi
Fırınında kestane kumpir pişen kuzine
Küsünce
Samanlığına saklandığım Fatma Teyze
Pijama lastiğinden tasmam
Can dostum çemberim
Uğursuzluğundan korkup
Kuyruğunun ucunu kestiğimiz
Kara kedim
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Günlerden Çarşamba
Yer Kozlu Tanyeri sineması
Gözyaşı sel olmuş kadınlar matinası
Pazar günü beş film bir bilet parası
“- Babacım bana annemi anlatır mısın,
           Senin annen bir melekti yavrum”
“- Kızımın peşini bırak sana tam yüz lira veriyim”
“- Sen kaç yiğidim ben onları oyalarım.”
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Sonra dalları basan kiraz gibi gelen
Delikanlılık
Onbeşimde titreyen sesim
İspanyol paçam
Kalın kemerim
Yedi kere temize çektiğim ilk mektup
Köşebaşında beklerken sırılsıklam
Çatıdan izleyen kırlangıçlar
Ahh ahh
Örülüp ucuna beyaz kurdela bağlanmış
O simsiyah saçlar
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Lisenin yanındaki kürt bakkal
Tek sigara satardı
Kerime Nadir Kemalettin Tuğcu
Elden ele gezerken
Kızların defterinden
Tarık Akan bakardı
Ben büyüdüğümü ispat edercesine
Abimin cebinden sigara yürütürdüm
Okulun tuvaletinde keyifle tüttürürdüm
Hepsi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Gazete kuponlarından
Şansıma çıkan tek dalgalı transistörlü radyo
Yurttan sesler korosu
“- Satı kadın Hepşen Akar”
“- Birinci adam Cüneyt Gökçer”
Radyo tiyatrosu
Sonra Zeki Müren
“- Gözünüz yolda kulağınız bende olsun sevgili şoför kardeşlerim”
Ve Necdet Tokatlıoğlu
“- Biz de toz pembe gördük dünyayı on sekiz yaşımızda
Bizim de esti o efil efil kavak yelleri başımızda”
Şimdi on sekiz orda kaldı
Onyedi orda kaldı
Onlar orda kaldı

Kimbilir lisenin yanında
Hala o kürt bakkal var mı
Gitsem bana
Filtresiz bir tek Bafra satar mı

Keşke dünya hızla geri dönse
Keşke o günlere gidebilsem
Yine ateşim çıksa
Annem dövse beni
Sonra yanıma uzansa
Anneme sokulup uyusam
Mışıl mışıl uyusam

O günden beri yıllar geçti
Mevsimler kaç kez değişti
Güneş kaç kez doğdu battı
Benim bedenim burda
Ruhum orda kaldı
Ben orda kaldım
Ben çocuk kaldım      

Metin Köse   17 Eylül 2004